40. Genç Günlerin Yeni Söyleşi Konuğu Murat Harun Öngören’di

40. Genç Günlerin Yeni Söyleşi Konuğu Murat Harun Öngören’di
Yazı Özetini Göster

Türkiye’nin en uzun soluklu gençlik festivali “Hazır mıyız?” mottosuyla düzenlenen 40. Genç Günler’de, Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde moderatörlüğünü Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Özgür Dereli’nin yaptığı söyleşinin konuğu Murat Harun Öngören’di. Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi, sivil toplum örgütlerinin önde gelen isimlerinden, AKUT’un temsilcisi Murat Harun Öngören’in ağırlandığı ilham verici bir söyleşiye ev sahipliği yaptı.

40. Genç Günler kapsamında Şehir Tiyatroları’nda konuk ettiğimiz AKUT Akademi ve Seminer Birimi Sorumlusu Murat Harun Öngören gençlerle arama kurtarma, doğal afetler üzerine keyifli bir söyleşide buluştu. Toplumumuzun doğal afetlere nasıl hazırlanması gerektiği üzerine gerçekleşen sohbet, katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşti.

Moderatörün “Harun Öngören kimdir?” sorusu üzerine:

Harun Öngören cevaben “1975 İzmir doğumluyum. Asıl mesleğim sahne sanatları. 9 Eylül Üniversitesi Oyunculuk Bölümü mezunuyum. Onun sonrasında bir üniversitede araştırma görevliliği yaptım. Sonra İstanbul’a geldim. Yaklaşık 20 yıldır da erken yaşta sanat eğitimi üzerine çalışıyorum. Orta okul ve lise seviyesinde öğrencilerle çalışıyorum. Daha sonra doğal afetlerle ilgili bir süreç başladı.

Üniversite mezuniyetten bugüne süreç hep sanatla iç içe oldu. Yazmayı seven bir insanım. Televizyon için yazdığımız bir proje oldu. Özel tiyatrolarda çalışmalarımız oldu. Akademisyenlik ve eğitmenlik daha keyifli olunca çocuklarla çalışmaya karar verdik.

Çocuklar bizim geleceğimiz. Öğretirken öğrenme süreci benim için çok kıymetli. Çocuklarla çalışmaya karar vermem, çocuklarda gördüğüm kıymetli hazineden kaynaklanıyor. Çocuklarla çalışmak geleceğe bir yatırım. Onlarla beraber üretmek çok keyifli. Biz onlarla yaratıcı drama üzerine çalışıyoruz” dedi.

Özgür Dereli’nin “senin AKUT maceran geçmişten geliyor. 97-98’den başlayan bir macera. Bu maceraya nasıl başladın, nasıl gelişti?” sorusu üzerine:

“İzmir’de doğa sporlarına devam ederken 99 depremi gerçekleşti. O sabahtan sonra yolum başka bir yere evrildi. Dağcı arkadaşlarımla birlikte bir 10 günüm geçti. Baktık ki biz doğal afetlerle ilgili çalışma yapmalıyız.

AKUT çok önemli, lider yetiştiren bir yapı. Her AKUT lideri afet anında sivillere liderlik eder ve sayıca çoğalmayı sağlar. Sonrasında Türkiye’de birçok belediye, sivil toplum örgütü arama kurtarma ekipleri oluşturmaya başladılar. Bunun nerde faydasını gördük?Çok acı bir Maraş depremi tecrübemiz oldu. Dünya tarihinin en büyük 10 depreminden birini gördük. 11 il ve 400 kilometrelik bir yapı vardı. Böyle bir yapıyı, felaketi bilinçli bir toplumla yönetebilirsiniz. Maraş’ta AKUT’tan 770 arkadaş görev yaptı. Bizim sismik boşluk dediğimiz 12-15 deprem beklediğimiz nokta var. Deprem beklenilen yerlerde okullara ulaşmak, çocuklara ulaşmak çok önemli.  Bizde deprem sekizinci saniyeden itibaren binayı etkilemeye başlıyor. Bizim bundan sonra ne yapacağımızı öğrenmemiz gerekiyor.”

Özgür Dereli’nin “bir canı kurtarmak nasıl bir hissiyat” sorusu üzerine:

“İzmir depremi sırasında biz stüdyodaydık. Biz zamanla yarışırız. O kadar kritiktir ki o dakikalar. Siz uçağa biniyorsunuz oraya gidiyorsunuz ve o enkaz altındaki sizi bekliyor. Bir temas anı var. O kadar kıymetli ki o temas anı. Biz onu enkazdan alırız ve o bizi aramadığı sürece biz onu aramayız. Çünkü bunun bir gönül borcuna dönüşmesini istemeyiz. Alınan o bir nefes o kadar kıymetlidir ki.” Dedi.

Sonrasında Harun Öngören, AKUT’un yapılanma sürecinden, bu yapıya katkı sunabilmek adına aldığı eğitimlerden ve AKUT’un öncülük ettiği oluşumlardan söz etti. Çocuklarla gerçekleştirdiği tiyatro projelerini, bu çalışmalar kapsamında aldığı ödülleri ve gördüğü desteği paylaşan Öngören, çocuklardan aldığı geri dönüşlerin kendisi için taşıdığı anlamı da anlattı.

Moderatörün “bu yılki Genç Günler’in teması ‘Hazır Mıyız?’ Afetlere, çevresel felaketlere hazır mıyız?” sorusuna cevaben:

“Biz yıllarca Japonya anlattık. 2011’deki tsunamide Japonya bile ilk zamanlarda zorlandı. Yardımı organize etmekte zorlandı. Afet öyle bir şeydir ki. Baraj kapakları kırılabilir. Kentsel yangınlar çıkar. Tsunami oluşur.

Biz hazırız ama 770 kişiyiz. Enkaz sayısına bakıldığında toplumun ne yapacağı çok önemli. İlk dakikalarda enkazlardakileri komşular kurtarır. Çocuktan yetişkine herkese bilgi aktarabilmemiz çok önemli.

Söyleşi seyirci sorularıyla devam etti. Bir seyircinin “eğitim almamış insanlar olarak arama kurtarma konusunda nasıl bir katkımız olabilir? sorusu üzerine:

“Gönüllülüğün büyüğü, küçüğü olmaz. Herkes enkazda çalışmak zorunda değildir. Bizim oyuncu arkadaşlara da ihtiyacımız var. Onlar gönüllülüğün en kıymetlisini yapıyorlar. Mutlaka bizi destekleyeceğiniz bir şey vardır” dedi.

Söyleşinin sonunda Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Harun Öngören’e plaket takdim etti. “Bunun bir başlangıç olduğunu, Murat Harun Öngören’i oyun öncelerinde genç ve çocuklarla buluşturmak için projelere hazır olduğunu” söyledi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bir Yorum Yazın

Benzer Yazılar