Ana Sayfa Kültür & Sanat 14 Ocak 2022 34 Görüntüleme

Gönüllülük Çalışmalarıyla Geleceğe Duyarlı Nesiller Yetişir

YARINLARA DUYARLI GENÇLER BIRAKMAK İÇİN

ÇOCUKKEN GÖNÜLLÜLÜK RUHU AŞILANMALI

 

DUYARLI NESİLLER İÇİN ÖNCE BİZ ROL MODELİ OLMALIYIZ

ARABAMIZIN PENCERESİNDEN ÇÖPLERİ ATMAMALIYIZ!

 

 

Toplumsal duyarlılığı yüksek, paylaşmayı ve dayanışmayı bilen kuşaklar yetiştirmek için çocukların küçük yaşta yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayan İzmir SEV İlköğretim Kurumları uzmanlarına göre; bunun için çocukları gönüllülük ve toplum hizmeti çalışmalarına yönlendirmemiz gerekiyor. Ama bunu yaparken önce biz yetişkinler doğru rol model olmalıyız. Eğer bir baba çöpünü evin penceresinden sokağa atıyorsa, çocuğunun çevreye duyarlı bir birey olmasını bekleyemeyiz!

 

 

Dünya kaynaklarının hızla yok olduğu, iklim krizinin, dünya üzerindeki eşitsizliğin giderek derinleştiği günümüzde toplumsal sorunlara duyarlı ve bilinçli nesiller yetiştirmek büyük önem taşıyor. Duyarlı kuşakların yetişmesi için ise “ağaç yaşken eğilir” atasözünde olduğu gibi çocuklarımıza küçük yaşlarda bu bilinci aşılamamız gerekiyor. İzmir SEV İlköğretim Kurumları Akademik Koordinatörü Demet Ekinci Işık ve Rehber Öğretmen Sevgi Arslan, geleceğe duyarlı ve bilinçli çocuklar yetiştirmenin en etkili yollarından birinin ise gönüllülük yani toplum hizmeti çalışmaları olduğunu vurguluyor. “Toplumsal yapının geleceğini oluşturacak çocuklarımızı birer gönüllü olarak yetiştirmek, geleceğimize yapılacak en önemli yatırımlardan biri” diyen İzmir SEV İlköğretim Kurumları uzmanları, çocuklara gönüllülük bilincini aşılamak için nasıl bir yaklaşımda bulunulması gerektiğiyle ilgili şu bilgileri verdiler:

·       Gönüllülük kavramı, toplumsal sorunlara çözüm üretme, bireyin kendisinde var olan bilgi ve becerileri toplum yararına kullanma bilincini bünyesinde barındırır. Gönüllülük yani toplum hizmeti çalışmaları, toplumu ve toplumsal yaşamı geliştirmeyi hedefler. Hep birlikte var olduğumuz ve sorunları işbirliği ile çözebileceğimiz düşüncesine odaklanır. Toplum hizmeti çalışmalarıyla erken yaşta tanışan çocuklar, paylaşma, dayanışma ve işbirliği konularında deneyim elde etmiş olurlar. Ayrıca bu hizmetlerin topluma sağladığı yararı gözlemleme fırsatı bulurlar.

 

 

SABIR VE EMEK İSTEYEN BİR SÜREÇ

·       Duyarlı çocuklar yetiştirmek; okul öncesi yaşlar itibariyle ele alınmaya başlayıp, yetişkinliğe kadar devam edilecek bir süreçtir. Her çocuk buna yönelik yapılan yatırımın sonuçlarını farklı zamanlarda ortaya koyabilir. Sabırlı ve tutarlı olmalı, çevredeki yetişkinler olarak bizler bu duyarlılığa gerçekten sahip olabilmeliyiz.

·       Çocuklara paylaşmayı, doğaya ve farklılıklara saygıyı öğretebilmenin iki temel noktası bulunuyor. Birincisi doğru rol modellerinin çevrelerinde olması ve ikincisi deneyimleme şansı. Çocuklar özellikle okul öncesi dönemde, öncelikle anne-babalarını, sonrasında da diğer aile büyükleri ve öğretmenleri gibi diğer yetişkinleri gözlemlerler. Onların doğaya ve farklılıklara karşı tutumları çocuklar için “olması gereken” tutum olarak algılanır. Bu nedenle anne-baba veya çevredeki yetişkinler bu konuda duyarlı oluyorlarsa çocuk da bunu özümser.

 

TAKDİR EDİLİRSE TEKRAR EDER!

·       İkinci önemli nokta ise “deneyimleme” faktörüdür. Burada da çocuk doğaya ya da farklılıklara saygılı davranışlarda bulunduğunda bu davranışının takdir edilmesi önem taşır. Böylece çocuğun, takdir edilen davranışı yapma olasılığı artar. Ancak bunlar görmezden gelinir ve hiç konu edilmezse de bu davranışların zaman içerisinde sönmesi söz konusu olabilir.

·       Çocuğun gönüllülük bilinci kazanmasında okullara önemli görev düşüyor. Bu bakış açısıyla İzmir SEV İlkokulu’nda gönüllülük çalışmaları konusunda öğrencilerimize liderlik ediyor, onların sosyal ve duygusal alanlarının gelişimine yönelik projeler yürütüyoruz. Hem yerel hem de daha geniş topluluklarda yürüttüğümüz toplum hizmeti çalışmalarıyla öğrencilerimize sosyal duyarlılık ve değerler geliştirecek fırsatlar sunmayı hedefliyoruz.

 

ARKADAŞLARINA MASAL ANLATTILAR

HUZUREVİNDE ESTRÜMAN ÇALDILAR

 

İzmir SEV İlköğretim Kurumlarında çoğu zaman okul dışına da taşınan sosyal sorumluluk projeleri kapsamında çok çeşitli çalışmalar yapılıyor:

·       Dünya Paylaşma Günü kapsamında, öğrenciler masal anlatıcılığı konusunda dönem boyu yaptıkları çalışmaları başka bir okuldaki akranlarına sundular. İyilik, paylaşma, barış temalarının olduğu bu masallar dilden dile aktarıldı. Masal Şenliği’nin geleneksel bir etkinlik olması hedefleniyor.  

·       Enstrüman çalan öğrenciler, huzurevinde yaşayan büyüklerimize en güzel şarkıları çalabilmek için hazırlık yaptılar. Huzurevine yaptıkları ziyarette, çalıştıkları parçaları, huzurevindeki büyüklerine çalarak onların da gününe renk kattılar.

·       “Nezaket bulaşıcıdır!” sloganıyla yola çıktıkları “Nezaket Haftası”, disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele alındı. Öğrenciler, nezaketli davranışlar ve bu davranışların yaşamımıza etkisi üzerine düşünme fırsatı buldular. Okul çapında herkesin nezaket kuralları konusunda uygulayabileceği eğlenceli etkinlikler planladılar.

 

 

 

EBEVEYNLER ROL MODEL OLMALI

PENCEREDEN ÇÖP ATMAMALI!

·       Çocuklarımızın duyarlı bireyler olarak yetişmesi için okullarla birlikte ebeveynlere de önemli görevler düşüyor. Öncelikle ebeveynlerin, doğru bir rol model olup olmadıklarını objektif bir şekilde değerlendirmeleri gerekiyor. Örneğin; bir baba, arabadaki çöpleri camdan atıyorsa, yerde gördüğü çöpü alıp çöp kutusuna atmıyorsa çocuktan duyarlı bir davranış kalıbı beklemeye hakkımız olmaz.

 

DİŞ FIRÇALARKEN MUSLUĞU

KAPATMASINI ÖĞRETMELİYİZ

·       Çocuklara yaş grubuna uygun olarak, ev içerisinde alabilecekleri sorumlulukları verebiliriz: Diş fırçalarken suyu kapatmasının, elektrikleri söndürmesinin önemini anlatmak, bitki yetiştirirken sulama için sorumluluk almasını sağlamak, düğme dikmesini ve kullanmadığı eşyaları paylaşması gerektiğini öğretmek atılacak ilk adımlar olabilir.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Tema Tasarım | Osgaka.com